Rüya Tabirleri

Öncelikle rüya nedir ve kaç çeşit rüyalar vardır dilerseniz kısaca bunlardan bahsedelim size. Rüya hakkında detaylı ve derin bilgilere sizde sahip olun..

Rüyaların tabiri o rüyayı gören kimsenin durumuna göre değişir. Bu nedenle rüya tabiri kitapları yerine, ilim ve amelde güvenilir insanlara sorulmasını ve onlardan tabir alınmasını tavsiye ediyoruz. Temiz ağızdan ve günahsız bir bedenden tabir alınması her zaman daha hayırlıdır.

Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen güzel hülyalar görür, güzel hülyalar gören de hayatından lezzet alır.

İslam’a göre rüya üç çeşittir.

1. Salih rüyalar

2. Şeytani rüyalar

3. İnsanın içinde yaşadığı olaylardan doğan rüyalar’dır.

Salih rüya, vaki olacak olan şeyleri vukuundan evvel fıtri istidad ile idrak etmekten ibarettir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bununla ilgili şöyle buyurur: “Müminlerin rüyası nübüvvetin kırk altı bölümünden bir bölümdür.”

Şeytani rüya, insanı korkutup üzüntüden üzüntüye sevk etmek için uyku halinde iken şeytanın insanın kalbine verdiği vesveseden ibarettir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurur:  “Sizden biriniz sevdiği bir rüya görürse o Allah’tandır. Bunun için Allah’a hamd edip rüyasını söylesin. Hoşuna gitmediği bir rüya görürse o şeytandandır. Şerrinden Allah’a sığınsın ve onu kimseye de açmasın. Yoksa kendisine zarar verecektir.”

İnsanın içinde yaşadığı olaylardan doğan rüya ise, insan bir şeyle meşgul olup onunla fazlasıyla ilgilendiği için hakkında rüya görür. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bir hadiste şöyle buyurur:  “Rüya üç’dür. Allah tarafından olup müjde veren salih rüya, üzüntü verip şeytandan gelen rüya ve insanın kendi kendine bir şeyler söyleyip tasavvur ettiğinden meydana gelen rüya.
”Yusuf Suresi’ nde zikredilen Hz. Yusuf (a.s)’ın rüyasıyla ilgili ayet ile yukarıda zikredilen hadisler bunu ifade ediyorlar.

Rüyaların içinde hak rüyalar vardır. Ancak her rüya haktır ve her tabir de doğrudur denilmez. Rüyaya göre hareket ve rüyaya istinat etmek doğru değildir.

Şimdiye kadar görülmüş tüm rüyaların tabirleri burada!

İslami kaynaklar esas alınarak rüyalar günlük güncel olarak yorumlanır, Türkiye’nin en büyük rüya tabirleri sitesi farkı ile rüyalarınız hayır ile anlam ve mana kazanır.

Rüya Tabirleri Hakkında!

Rüya, uyku halindeki görüş veya görülen şey demektir. Rüya, ne suretle vuku buluyor, kaç kısma ayrılır? Bu bir nevi idrak midir? Yoksa hayal ve evhamdan ibaret midir? Bu hususa dair hadis-i şerif kitaplarında ilm-i kelamda, psikolojide birçok tezler vardır.

Bunların hulasası şöyledir:

Rüya tabirleri hakkında, İbni Mâce’nin, Avf İbni Malik’ten rivayet ettiği bir hadis-i şerife nazaran üç kısımdır:

  • İnsanları mahzun etmek için şeytan tarafından ika edilen bazı hailevi, korkunç Rüyalardır. Yüksek bir yerden düşmek, köpek tarafından ısırılmak gibi. Bunlar esassız şeylerdir. İnsan böyle bir Rüya görünce Cenab-ı Hakk’a sığınmak ve bunu başkalarına hikaye etmemelidir.
  • İnsanın uyanıkken ehemmiyetle meşgul olduğu şeylere ait gördüğü Rüyalardır. Bunlar da birer kuruntu veya inhiraf-ı mizaç neticesi olduğundan esassız şeylerdir.
  • Nübüvvetin kırk altı cüz’ündün bir cüz-ü addolunan Rüyalardır. Bunlar taraf-ı İlâhiden birer beşaret (müjde) veya inzar (korkutma) mahiyetinde olup, bunları bir kısım melekler, ümmül kitaptan telakki ederek uyuyanların ruhlarına ilham ederler. (Camiüssağir şerhleri)

Birinci ve ikinci kısım Rüyalar, rüya tabirleri olarak bilinir ama, birer Rüyayı batıladır. Bunlara li-san-ı dinde “hulüm” denir. Cem-i: Ahlaktır. Bunlar karmakarışık şeyler olduğundan “adgasi ahlam” da denir. Adgas, yaşı kurusuna karışmış ot demetleri demektir. Üçüncü kısım Rüyalara ise birer “Rüyayı sadıka” denilir. Bu sadık Rüyalar, doğru sözlü, temiz yürekli nezih itikatlı kimselere pek nadirde olsa nasip olur. Ve bu halde bunlara “Rüyayı saliha” adı da verilir.

Resûl-i Ekrem aleyhisselatü vesselam Efendimize yirmi üç sene vahy-i İlahi nazil olmuş ve bu vahiy ilk altı ay zarfında lihikmetin Rüya-yı saliha suretiyle tecelli etmiştir, İşte bu itibar iledir ki, bu çeşit Rüyalar birer hakikate tercüman olarak ilm-i nübüvvetin kırkaltı cüz’ünden bir cüz sayılmıştır.

Nitekim bir hadis-i şerifte: (Er-Rüyâ-üssalihati cüz’ün min sittetin ve erbaine cüz’ünminen nübüvveti) buyrulmuştur.